7103 Sayılı Kanunla Bazı Vergi Kanunlarında Yapılan Değişiklikler – Murat Semercigil

7103 Sayılı Kanunla Bazı Vergi Kanunlarında Yapılan Değişiklikler – Murat Semercigil

7103 Sayılı Kanunla Bazı Vergi Kanunlarında Yapılan Değişiklikler

Murat Semercigil

ÖZET:

7103 sayılı Kanun, muhtelif vergi kanunlarında değişiklikler yapmıştır. Her bir değişiklik, Sirkülerimizin ilgili bölümünde ayrıntılarıyla incelenmiştir. Burada sadece, ilk bakışta daha önemli olduğu izlenimini veren değişikliklere değinilecektir.

 

* Asgari Ücretlilerin, Tarifenin En Alt Diliminden Vergilendirilmesi Temin Edilmiştir (G.V.K.nun 32. maddesine eklenen fıkra)(Bknz Sirküler II-2)2.4. Bölümü).

* Hizmetin Sona Erdirilmesi Dolayısıyla Yapılan Muhtelif Ödemeler, Ücret Kapsamına Alınmıştır G.V.K.nun 61. maddesine eklenen fıkra)(Bknz Sirküler II-2)2.5. Bölümü).

* İmha Edilmesi Gereken Malların Değerlemesinde Kolaylık Getirilmiştir (V.U.K.na eklenen 278/A madde)(Bknz Sirküler II-3)3.3. Bölümü).

* Yurt Dışından Getirilerek Sermaye Olarak Konulan Yabancı Paralardan Kaynaklanan Kur Farkının Vergilenmemesi Temin Edilmiştir (V.U.K.na eklenen 280/A madde)(Bknz Sirküler II-3)3.4. Bölümü).

* Özel Usulsüzlük Cezasının Kapsamı Genişletilmiştir (V.U.K.nun 353. maddesi değiştirilmiştir)(Bknz Sirküler II-3)3.5. Bölümü).

* Sanayiciler ve Ar-Ge Yapan Mükellefler, Yeni Makina ve Teçhizatlarını Daha Hızlı Amortismana Tabi Tutabileceklerdir; Bunlara Teslim Edilen bu Mallar K.D.V.den İstisna Edilecektir (V.U.K.na eklenen geçici 30. madde; K.D.V.K.na eklenen geçici 39. madde)(Bknz Sirküler II-3) 3.9; II-6)6.3 Bölümleri).

* İhracata Ek Süre Tanınabilecektir (Ö.T.V.K.nun 8/2.maddesine eklenen paragraf)(Bknz Sirküler II-8)8.4. Bölümü).

* EPİAŞ’ın Enerji Piyasası İşlemlerinde Düzenlenen Kağıtlara Damga Vergisi İstisnası Getirilmiştir) (6446 sayılı Elektrk Piyasası Kanununun 11. maddesinde yapılan değişiklik)(Bknz Sirküler II-10)10.1.Bölümü).

* Önlisans Sahibi Tüzel Kişilerin Kuracakları Elektrik Üretim Tesislerine İlişkin Olarak  Düzenlenen Kağıtlara Damga Vergisi ve Harç İstisnası Getirilmiştir ((6446 sayılı Elektrk Piyasası Kanununun 14. maddesine eklenen (e) bendi)(Bknz Sirküler II-10)10.2. Bölümü).

 

I- GİRİŞ:

 

27 Mart 2018 gün ve 30373 sayılı 2. mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 7103 sayılı, “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda, Gelir Vergisi Kanununda, Vergi Usul Kanununda, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda, Katma Değer Vergisi Kanununda, Teknoloji Geliştirme Bilgileri Kanununda, Özel Tüketim Vergisi Kanununda, Kurumlar Vergisi Kanununda ve damga vergisi ile harçlarda bazı değişiklikler yapmıştır.

 

II- İNCELEME:

 

  1. A.A.T.U.H.K.nda Yapılan Değişiklik:

 

  • Bazı Hallerde Haczin Kaldırılması Düzenlenmiştir.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 2- 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna 74 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 74/A maddesi eklenmiştir.

 

“Bazı hallerde haczin kaldırılması

 

MADDE 74/A- Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince haczedilen mal üzerindeki hacizler aşağıdaki şartların sağlanması halinde kaldırılır.

 

Mahcuz malın bu Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan mallardan olması.

 

Mahcuz mala biçilen değer ile %10 fazlasının, ilk sırada haciz tatbik eden tahsil dairesine ödenmesi (Şu kadar ki, madde kapsamında ödenecek tutar, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan ödeme zamanı gelmiş, tecil edilmiş veya muacceliyet kesbetmiş borçların toplamından fazla olamaz.).

 

Mahcuz mala ilişkin takip masraflarının ayrıca ödenmesi.

 

Hacze karşı dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi.

 

Haczedilen malın değer tespiti bu Kanun hükümlerine göre yapılır. Ancak, menkul mallar için her halükarda tahsil dairesince bilirkişiye değer biçtirilir.

 

Bu madde kapsamında haczin kaldırılması halinde aynı mala, haczin kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay müddetle Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince, bu Kanunun 13 üncü maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, haciz tatbik edilemez. Bu hüküm, haczi kaldırılan malın üçüncü şahıslar tarafından amme borçlusu lehine teminat olarak gösterilen mal olması halinde, üçüncü şahsın bu Kanun kapsamına giren borçları için uygulanmaz.

 

Bu madde hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunarak hacze karşı açtığı davalardan vazgeçen borçlunun, haczi kaldırılan mal ile ilgili aç tığı davalar mahkemelerce incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.

 

Tahsil edilen paralar, söz konusu malın aynından doğan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı fer’i alacaklar ile vergi cezalarına, mahcuz mala haciz tatbik etmiş dairelerin sırasıyla; takip konusu olan, muaccel hale gelmiş bulunan, ödeme zamanı gelmiş henüz vadesi geçmemiş olan ve tecil edilmiş bulunan alacaklarına, haciz sırasına göre mahsup edildikten sonra haciz tatbik etmemiş dairelerin bu fıkrada belirtilen alacaklarına garameten taksim edilir.

 

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.”

 

  • Açıklama:

 

Herhangi bir amme alacağı dolayısıyla Maliye Bakanlığı tahsil dairelerince, menkul ve gayrimenkul malları haczedilen mükelleflerin, söz konusu mallar üzerindeki haciz, Kanuna yeni eklenen 74/A maddesinde öngörülen şartların sağlanması halinde kaldırılacaktır. Bunun için öncelikle, mahcuz mala biçilen değer ile %10 fazlasının bu haczi tatbik eden tahsil dairesine ödenmesi şarttır. Bunun yanı sıra, diğer tüm şartlar da yerine getirilecektir. Bu mallara, Maliye Bakanlığı tahsil dairelerince üç ay boyunca haciz tatbik edilmeyecektir. Ancak, ihtiyati haciz yolu açıktır.

 

Böylece mükelleflerin, haczedilen mallarını geri vererek, ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerine devam etmelerine yardım edilmiş olmaktadır. Mükellef lehine bir düzenlemedir.

 

Değişiklik, 1 Nisan 2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K.’un 93(1)a maddesi hükmü.)

 

  1. Gelir Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler:

 

  • Bazı Küçük Elektrik Üreticileri Küçük Esnaf Muaflığına Alınmıştır.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 3- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasına (8) numaralı bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve mevcut (9) numaralı bent (10) numaralı bent olarak teselsül ettirilmiştir.

 

“9. 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca lisanssız yürütülebilecek faaliyetler kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik enerjisi üretimi amacıyla, sahibi oldukları veya kiraladıkları konutların çatı ve/veya cephelerinde kurdukları kurulu gücü azami 10 kW’a kadar (10 kW dâhil) olan (Kat maliklerince ana gayrimenkulün ortak elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulan dâhil) yalnızca bir üretim tesisinden üretilen elektrik enerjisinin ihtiyaç fazlasını son kaynak tedarik şirketine satanlar (Bu bendin uygulanmasında üçüncü fıkra hükmü dikkate alınmaz.);”

 

  • Açıklama:

 

Bu değişiklikle, sahibi bulundukları veya kiraladıkları konutlarda, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı olarak ve yalnızca bir üretim tesisinde, lisansa gerek olmaksızın elektrik üretenlerden, ihtiyaç fazlasını son kaynak tedarik şirketine satanlar, küçük esnaf muaflığı kapsamına alınmışlardır.

 

Bu kişilerin, ticari, zirai veya mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olmaları veya esnaf muaflığı kapsamına alınan bu işlerini, Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapmaları da bu muaflıktan yararlanmalarına engel olmayacaktır.

 

Böylece, yalnızca bir üretim tesisinde, rüzgar, güneş v.b. yenilenebilir enerji kaynaklarına olarak lisanssız elektrik üreten küçük müteşebbisleri Gelir Vergisine tabi tutmamak için bir yol bulunmuş olmaktadır.

 

Değişiklik mükellef lehine yorumlanmalıdır. Ancak bu arada, küçük esnaf muaflığının sadece ihtiyaç sahiplerine tanınmasını temin eden “G.V.K.nun 9. maddesinin üçüncü fıkrasının” dikkate alınmayacağının hükme bağlanması, hukuken son derece yanlış bir yola girildiğini göstermektedir. Kanunu tedvin edenlerin, kanaatimizce bu tür ciddi teknik hatalara düşmemeleri   gerekir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayım günü olan 27 Mart 2018’de yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K.’un 93(1)g maddesi hükmü)

 

  • İşverence Karşılanan Kreş ve Gündüz Bakımevi Hizmet Bedelleri Ücret İstisnasına Alınmıştır.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 4- 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

 

“16. İşverenlerce, kadın hizmet erbabına kreş ve gündüz bakımevi hizmeti verilmek suretiyle sağlanan menfaatler (İşverenlerce bu hizmetlerin verilmediği durumlarda, ödemenin doğrudan bu hizmetleri sağlayan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerine yapılması şartıyla, her bir çocuk için aylık, asgarî ücretin aylık brüt tutarının %15’ini aşmamak üzere bu istisnadan yararlanılır. Kreş ve gündüz bakımevi hizmetini sağlayanlara yapılan ödemelerin belirlenen istisna tutarını aşan kısmı ile hizmet erbabına bu amaçla nakden yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir. Bu bentte yer alan %15 oranını, asgarî ücretin aylık brüt tutarının %50’sine kadar artırmaya ve kanuni seviyesine getirmeye Bakanlar Kurulu, bu istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.).”

 

  • Açıklama:

 

Değişiklikle, işverenlerin kadın hizmet erbabına kreş ve gündüz bakımevi hizmeti vermeleri veya her bir çocuk için asgari ücretin %15’ini geçmemek üzere ödemede bulunmaları halinde, bu ek menfaatlerin ücret istisnasından yararlanması temin edilmektedir.

 

Mükellef lehine bir değişikliktir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayım günü olan 27 Mart 2018’de yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K.’un 93(1)g maddesi hükmü)

 

  • Bazı İş Kollarında Kıdem Tazminatının Kapsamı Genişletilmiş ve Hizmetin Sona Erdirilmesi Dolayısıyla Yapılan Ödemeler İstisna Kapsamına Alınmıştır.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 5- 193 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

“7. a) 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu ve 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununa göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (Hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz.);

 

  1. b) Hizmet erbabının tabi olduğu mevzuata göre bu bendin (a) alt bendinde belirtilen istisna tutarının hesabında dikkate alınmak şartıyla, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar (Bu bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.);”

 

  • Açıklama:

 

Değişiklik gereğince, 1475 sayılı İş Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanununa göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı Gelir Vergisinden istisna edilecektir. 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları da Gelir Vergisinden istisna edilecektir.

 

Ayrıca, bu hizmet erbabına, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra;  karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar da Gelir Vergisinden istisna edilecektir.

 

Değişiklik mükellef lehinedir.

 

Ancak bu değişiklikle, bazı ücretlilere, diğer ücretlilere kıyasla çok daha yüksek vergisiz kıdem tazminatı ödeme imkanı getirilmiştir. Aynı zamanda bu ücretlilere, iş akdinin sonlandırılması dolayısıyla muhtelif adlarla vergisiz tazminat ödeme imkanı getirilmiş olmaktadır. Biz bu değişiklikle, vergide eşitlik ve adalet prensiplerinin ihlal edildiği kanaatindeyiz.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayım günü olan 27 Mart 2018’de yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K.’un 93(1)g maddesi hükmü)

 

 

 

  • Asgari Ücretlilerin, Tarifenin En Alt Diliminden Vergilendirilmesi Temin Edilmiştir.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 6- 193 sayılı Kanunun 32 nci maddesine dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 

“Net ücretleri, bu Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarife nedeniyle bu maddedeki esaslara göre sadece kendisi için asgarî geçim indirimi hesaplanan asgarî ücretlilere, içinde bulunulan yılın Ocak ayına ilişkin ödenen net ücretin (ilgili yılda geçerli asgarî ücretin dönemsel olarak farklı tutarlarda belirlenmiş olması halinde, yeni asgarî ücretin geçerli olduğu aylar için artışın uygulandığı ilk aydaki ücret üzerinden Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan tarifenin ilk dilimindeki oran baz alınarak hesaplanan net ücretin) altında kalanlara, bu tutar ile bu tutarın altında kalındığı aylara ilişkin olarak aylık hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgarî geçim indirimine ayrıca ilave edilir. Bu fıkrada geçen net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgarî geçim indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade eder.”

 

  • Açıklama:

 

Asgari ücretlilerin, G.V.K.nun 103.maddesinde kayıtlı Tarifenin son derece dik bir yapıda olması nedeniyle, çok kısa bir zamanda, ilk dilimden değil, fakat ikinci dilimden vergilendirildiği ortaya çıkınca,  G.V.K.’nun asgari geçim indirimine ilişkin 32.maddesinde yukarıdaki değişiklik yapılmıştır. Amaç, asgari ücretlileri, asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan vergi matrahı üzerinden, bütün yıl boyunca en alt dilimden vergilendirmektir.

 

Uygulama, Ocak ayının net ücreti ile diğer aylardaki net ücret arasında fark oluştuğunda, farkın o ayların asgari geçim indirimine ayrıca ilave edilmesi şeklinde yürütülecektir.

Değişiklik mükellef lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayım günü olan 27 Mart 2018’de yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K.’un 93(1)g maddesi hükmü)

 

  • Hizmetin Sona Erdirilmesi Dolayısıyla Yapılan Muhtelif Ödemeler, Ücret Kapsamına Alınmıştır:

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 7- 193 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

 

“7. Hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar.”

 

  • Açıklama:

 

Kanun koyucu bu değişiklikle, ücret tanımına girdiğinde tereddüt duyduğu muhtelif iş akdi sonlandırma tazminatlarını, G.V.K.nun 61.maddesine bir fıkra ekleyerek ücret kapsamına almıştır. Böylece, hizmet akdi sona erdikten sonra çeşitli adlar altında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları Gelir Vergisi Tarifesine göre vergilendirilecektir.

 

Mükellef aleyhine, Hazine menfaatinedir.

 

Bunun yanı sıra, yukarıda incelediğimiz 7103 sayılı Kanunun 5.maddesi ile değişik G.V.K.’nun 25/7 maddesi ile bu tür tazminatlarda sadece belirli bir mükellef gurubuna tanınan Gelir Vergisi istisnasının, diğer mükelleflere tanınmaması, vergilendirmede eşitlik prensibine de aykırı düşmektedir.

 

  1. Vergi Usul Kanununda Yapılan Değişiklikler:

 

  • Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Bilgi Verilmesi Vergi Mahremiyetinin İhlali Sayılmayacaktır.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 8-  4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 5 inci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 

“Kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilgili kanunları uyarınca mükelleflerden talep edilebilen, kurum ve kuruluşların görevleriyle doğrudan ilgili ve görevlerinin ifası için zorunluluk ve süreklilik arz eden bilgilerin, bu kurum ve kuruluşlara verilmesi vergi mahremiyetinin ihlali sayılmaz. Bu durumda, kendilerine bilgi verilenler, bu maddede yazılı yasaklara uymak zorunda olup, bu bilgilerin muhafazasını sağlamaya yönelik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Maliye Bakanlığı, bu fıkra uyarınca verilecek bilgilerin kapsamı ile bilgi paylaşımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

 

  • Açıklama:

 

Yapılan değişiklikle, bundan böyle münhasıran vergi ile uğraşan kurum ve kişilerin dışında, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına da kanunla mükelleflerden sürekli bilgi talep etme hakkı tanınmış olmaktadır. Bu kurum ve kuruluşların bu tür bilgilere ulaşımı, bundan böyle vergi mahremiyetinin ihlali sayılmayacaktır. Kendisine bilgi verilenler de bu maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar. Bu kurum ve kuruluşlar, bu bilgilerin muhafazasını sağlamaya yönelik tedbirleri almakla yükümlü tutulmuşlardır.

 

Değişiklik, mükellef aleyhine, Hazine menfaatinedir.

 

Şimdiye kadar V.U.K.nun 5. maddesi gereğince, sadece mükelleflerin beyanları ve kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilmekteydi. Dolayısıyla, bu bilgilerin Maliye Bakanlığınca açıklanması vergi mahremiyetinin ihlali sayılmamaktadır. Ancak, mükelleflerin beyanları üzerine Maliye Bakanlığınca ikmalen, re’sen ve idarece yapılan tarhiyatlar ve kesilen cezalar, kesinleşinceye kadar açıklanamamaktadır; bu husus, vergi mahremiyeti kapsamındadır. Bundan böyle, kanunla bazı kamu kurum ve kuruluşlarına bu hususlarda mükelleflerden sürekli bilgi talep etme görevi verilirse, bu tür aşırı hassas bilgilerin güvenliği pekala tartışılabilecektir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 günü yürürlüğe girmiştir. (7103 sayılı Kanunun 93(1)g maddesi.)

 

  • Tasfiye ve Sona Erme Dolayısıyla Sorumluluklar Düzenlenmiştir.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 9- 213 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

 

“Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin, tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılır. Limited şirket ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olurlar. Şu kadar ki bu fıkra uyarınca tasfiye memurlarının sorumluluğu, tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlıdır.

 

Beşinci fıkra kapsamına girmeyen tüzel kişilerin tüzel kişiliklerinin veya tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin sona ermesi halinde, sona erme tarihinden önceki dönemlere ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tüzel kişiliği olanların kanuni temsilcilerinden, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler (adi ortaklıklarda ortaklardan herhangi biri) ve varsa bunların temsilcilerinden herhangi biri adına yapılır.”

 

  • Açıklama:

 

Yapılan değişiklikle, tasfiye ve sona erme durumlarında, daha önce düzenlenmemiş olan pek çok husus açıklığa kavuşturulmuştur.

 

Tasfiye halinde, tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerde, her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, tasfiye öncesi dönemler için müteselsilen kanuni temsilciler adına; tasfiye döneminde ise tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılacaktır. Limited şirket ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olacaklardır.

 

Ticaret sicilinden silinme gibi bir durumu olmayan –bir başka ifadeyle ticaret şirketi olmayan- tüzel kişilerin bu kişiliklerinin sona ermesi veya tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin sona ermesi halinde de sorumluluk, benzeri şekilde düzenlenmiştir. Önceki dönemlere ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, tüzel kişiliği olanların kanuni temsilcilerinden müteselsilen; tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler -adi ortaklıklarda ortaklardan herhangi biri- ve varsa bunların temsilcilerinden herhangi biri adına yapılacaktır.

 

Açıklık getirildiği için değişiklik, mükellef ve Hazine lehinedir.

 

Bununla beraber, limited şirket ortaklarının bu hususta şirkete koydukları sermaye kadar değil; fakat, sermaye hisseleri oranında sorumlu tutulmaları dikkat çekicidir. Kanuni temsilci dışında kalan diğer ortaklar,  şirkette hiç bir temsil görevleri olmadığı halde, kanuni temsilcilerden tahsil edilemeyen amme alacaklarından hala sorumlu tutulmaya devam edeceklerdir. Ancak bu kez bu ortakların sorumlulukları, hiç olmazsa  sermaye hisseleri oranında tutulmuştur.

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 günü yürürlüğe girmiştir. (7103 sayılı Kanunun 93(1)g maddesi.)

 

3.3. İmha Edilmesi Gereken Malların Değerlemesinde Kolaylık Getirilmiştir.

 

3.3.1. Kanun Metni:

 

MADDE 10- 213 sayılı Kanuna 278 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 278/A maddesi eklenmiştir.

 

“İmha edilmesi gereken mallar:

 

MADDE 278/A- Bozulma, çürüme veya son kullanma tarihinin geçmesi gibi nedenlerle imha edilmesi gereken emtia, bu mahiyetteki imha işlemleri süreklilik arz eden mükelleflerin başvurularına istinaden, bu Kanunun 267 nci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü bendindeki usulle mukayyet olmaksızın, Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul çerçevesinde ve tayin olunan imha oranı dikkate alınmak suretiyle değerlenebilir.

 

Birinci fıkra hükmünden yararlanmak için yapılan başvurular, Maliye Bakanlığınca mükellefin geçmiş yıllardaki işlemleri, fiili üretimi, satış ve imha süreçleri ile sektördeki diğer mükelleflerin durumu, yetkili idare, oda ve kuruluşların görüşleri de dikkate alınmak suretiyle değerlendirilir. Bu değerlendirme neticesinde, Maliye Bakanlığınca karşılıklı anlaşmak suretiyle, tayin olunan imha oranını aşmamak kaydıyla imha edilen emtianın emsal bedeli sıfır olarak kabul edilir.

 

Mükellefler, imha işlemine ilişkin her türlü kayıt, belge ve evrakı bu Kanunun ilgili hükümleri uyarınca muhafaza ve gerektiğinde ibraz etmek zorundadır.

 

Maliye Bakanlığı, bu maddeden yararlanmak için başvuruda bulunabilecek mükelleflerde aranacak şartları, tayin olunan imha oranının geçerli olacağı süreyi, imha oranının süresinden önce iptaline ilişkin kriterleri, bu madde kapsamına giren emtiayı, sektörler, iş kolları ve işletme büyüklüklerini ayrı ayrı ya da birlikte dikkate almak suretiyle belirlemeye ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları tespite yetkilidir.”

 

3.3.2. Açıklama:

 

Yapılan değişiklikle, sürekli olarak bozulmaya, çürümeye tabi emtia ticareti yapan veya sattığı emtia, son kullanma tarihi kolaylıkla geçebilecek nitelikte olan mükelleflere yardımcı olmak üzere, V.U.K.nun 267. maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü bendindeki usulle -Takdir Komisyonunca emsal bedel takdiri-  bağlı olmaksızın, bu madde paralelinde belirlenen imha oranını kullanma imkanı getirilmiştir.

 

Sistem Maliye Bakanlığının, mükellef başvurusu üzerine yapacağı ayrıntı inceleme ile belirleyeceği imha oranı ile çalışacaktır. Mükellefler, bu imha oranını aşmamak üzere imha edecekleri emtianın emsal bedelini sıfır olarak belirleyeceklerdir.

 

Mükellef lehine olan değişiklik, iyi uygulandığı takdirde, muhtemel vergi incelemesinde farklı imha oranlarının kabulünü, fuzuli vergi tarhiyatlarını ve ceza kesilmesini önleyebilecektir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 günü yürürlüğe girmiştir. (7103 sayılı Kanunun 93(1)g maddesi.)

 

  • Yurt Dışından Getirilerek Sermaye Olarak Konulan Yabancı Paralardan Kaynaklanan Kur Farkının Vergilenmemesi Temin Edilmiştir.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 11- 213 sayılı Kanuna 280 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 280/A maddesi eklenmiştir.

 

“Yurtdışından getirilerek sermaye olarak konulan yabancı paralar:

 

MADDE 280/A- Yatırım teşvik belgesi kapsamında yatırım yapacak tam mükellef sermaye şirketlerine, işe başladıkları hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar yurtdışından getirilerek sermaye olarak konulan yabancı paraların, söz konusu dönem zarfında yatırım teşvik belgesi kapsamında sarf olunan kısmı nedeniyle oluşan kur farkları pasifte özel bir fon hesabına alınabilir. Bu durumda olumlu kur farkları bu hesabın alacağına, olumsuz kur farkları ise bu hesabın borcuna kaydedilir.

 

Sermaye olarak konulan bu yabancı paraların, işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar herhangi bir suretle sarf edilmeyen kısmı; bu hesap dönemlerine ait vergilendirme dönemlerinin sonuna kadar mukayyet değeriyle, işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap döneminin sonu itibarıyla bu Kanunun 280 inci maddesine göre değerlenir.

 

Birinci fıkra uyarınca oluşan fon hesabı, sermayeye ilave edilme dışında, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tabi tutulur. Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemleri hariç, şirketin tasfiyesi halinde de bu hüküm uygulanır.

 

Mükelleflerin, bu madde hükmünden yararlanabilmeleri için ticaret siciline tescil tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar yatırım teşvik belgesi almak için başvuruda bulunmuş ve işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar bu belgeyi almış olması gerekir. Söz konusu yabancı paralar; başvurunun süresi içinde yapılmaması halinde müteakip ilk vergilendirme dönemi, yatırım teşvik belgesinin alınamaması halinde ise işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonu itibarıyla bu Kanunun 280 inci maddesine göre değerlenir.

 

Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

 

  • Açıklama:

 

Yapılan değişiklikle, yurt dışından getirilerek sermaye olarak konulan yabancı paraların: (1) yaratacağı kur farkı gelirinin gelir yazılmaması; (2) muhtelif dönemlerde oluşturabileceği kur farkı giderinin de gider yazılmaması temin edilmektedir.

 

Kurulan sistemle başlangıç noktası olarak, sermaye konulan şirketin işe başladığı dönem esas alındığından, bu Kanundan önce zaten var olan şirketlere değil; fakat yalnızca 27.3.2018 tarihinde veya daha sonra kurulan şirketlere avantaj sağlanmaktadır.

 

Bu şirketin yatırım teşvik belgesi (YTB) kapsamında yatırım yapması şarttır. Bunun için, şirketin ticaret siciline tescil tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar YTB almak için başvuruda bulunulmuş olması ve işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar bu belgenin alınmış olması şarttır.

 

Yatırım yapacak tam mükellef sermaye şirketlerine, işe başladıkları hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar yurtdışından getirilen yabancı paraların sermaye olarak konması zorunludur.

 

Söz konusu yabancı paraların, bu şirketin işe başladığı hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar YTB kapsamında sarf olunan kısmı nedeniyle oluşan kur farkları, pasifte özel bir fon hesabına alınacaktır. Olumlu kur farkları bu fon hesabının alacağına, olumsuz kur farkları ise bu hesabın borcuna kaydedilecektir.

 

Sermaye olarak konulan bu paraların, bu şirketin işe başladığı hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar harcanamayan kısmı, bu hesap dönemlerinin sonuna kadar mukayyet değerleriyle -bir başka ifadeyle, ilk deftere kaydedildikleri gün değerleriyle- değerleneceklerdir. Bu şekilde harcanamayan yabancı paralar, bu şirketin işe başladığı hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonunda, V.U.K.nun 280. maddesine göre –bir başka ifadeyle T.C. Merkez Bankası döviz alım kuruyla-  değerleneceklerdir.

 

Böylece yatırımcı şirketin, YTB kapsamında harcadığı yabancı paralar dolayısıyla fuzulen kurum kazancı elde etmesi engellenmiş olmaktadır.

 

Oluşan fon hesabı, sermayeye ilave edilme dışında, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tabi tutulacaktır.

 

Değişiklik, mükellef lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 günü yürürlüğe girmiştir. (7103 sayılı Kanunun 93(1)g maddesi.)

 

  • Özel Usulsüzlük Cezasının Kapsamı Genişletilmiştir.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 12- 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“1. Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227 nci ve 231 inci maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için 240 Türk lirasından aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.

Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 120.000 Türk lirasını geçemez.

  1. Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin, gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin veya elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlendiğinin tespiti ya da bu belgelerin bu Kanunun 227 nci maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde, her bir belge için 240 Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir.

Ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı her bir tespit için 12.000 Türk lirasını, bir takvim yılı içinde ise 120.000 Türk lirasını geçemez.”

  • Açıklama:

 

Öncelikle, elektronik belge olarak düzenlenmesi gereken fatura v.b.nin verilmemesi, alınmaması  özel usulsüzlük kapsamına alınmıştır.

 

Daha sonra, fatura v.b. belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227. ve 231.maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması hali de özel usulsüzlük kapsamına alınmıştır.

 

Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler dahil olmak üzere, perakende satış fişi v.b.nin verilmemesi, alınmaması da özel usulsüzlük kapsamına alınmıştır.

 

Perakende satış fişi v.b.nin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227. ve 231.maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması hali de özel usulsüzlük kapsamına alınmıştır.

 

Özel usulsüzlükler ve cezalarına ilişkin V.U.K.nun 353. maddesinde yapılan bu değişikliklerle, Maliye Bakanlığının şimdiye kadar V.U.K.nu Hazine lehine yorumlayarak uyguladığı; ancak bu nedenle yargı mercilerinde düzenli olarak kaybettiği hususlar, bu kez Kanun hükmü haline getirilmiştir.

 

Değişiklikler Hazine lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 günü yürürlüğe girmiştir. (7103 sayılı Kanunun 93(1)g maddesi.)

 

  • Özel Usulsüzlük Cezasında Kapsam Genişletildiğinden, Madde Başlığı ve Ceza Yeniden Düzenlenmiştir.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 13- 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin başlığı “Bilgi vermekten çekinenler ile 107/A, 256, 257, mükerrer 257 nci madde ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi hükmüne uymayanlar için ceza:” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Bu Kanunun 107/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlardan, bu fıkranın (1) numaralı bendinde yer alanlara 1.000 Türk lirası, (2) numaralı bendinde yer alanlara 500 Türk lirası, (3) numaralı bendinde yer alanlara 250 Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir.

3.6.2. Açıklama:

 

V.U.K.nun mükerrer maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile bu Kanunun 107/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlara kesilecek özel usulsüzlük cezaları hükme bağlanmıştır.

 

Elektronik ortamda tebliğe ilişkin V.U.K.nun 107/A maddesi, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceğini düzenlemektedir. Maddeye göre bu uygulama, bu Kanunun 93. maddesinde sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın yürütülebilecektir.

 

Bu Kanunun 93.maddesine göre, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edilecektir.

 

“Tebliğe elverişli elektronik adres”, Maliye Bakanlığının Genel Tebliğlerle ilan edilen anlayışına göre, mükellefin bilinen, her türlü yazışmada kullandığı elektronik adres değildir. Bu adres, Maliye Bakanlığının kendi web sitesi içinde bulunan ve mükelleflerin zorla alma durumunda bırakıldıkları bir elektronik adrestir. Bu adresi almış olanlar, eğer sık sık Maliye Bakanlığı web sitesine girmezlerse, kendilerine yapıldığı varsayılan tebligatlardan haberleri bile olmayacaktır. Bu özel adresi almamış olanlara ise bu madde gereğince özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

 

Değişiklik Hazine menfaatinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 günü yürürlüğe girmiştir. (7103 sayılı Kanunun 93(1)g maddesi.)

 

  • Erken Ödenen Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirim Oranı Artırılmıştır.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 14- 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “üçte biri” ibaresi “yarısı” şeklinde değiştirilmiştir.

  • Açıklama:

 

Yapılan değişiklikle, mükellef veya vergi sorumlusu, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ödeyeceğini bildirirse, yapılacak indirim cezanın üçte birinden yarısına çıkarılmıştır.

 

Değişiklik mükellef lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 günü yürürlüğe girmiştir. (7103 sayılı Kanunun 93(1)g maddesi.)

 

  • Tarhiyat Öncesi Uzlaşmaya Kısıtlama Getirilmiştir.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 15- 213 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “vergilerle kesilecek cezalarda” ibaresi “vergiler ile bunlara ilişkin kesilecek vergi ziyaı cezalarında” şeklinde değiştirilmiştir.

 

  • Açıklama:

 

Yapılan değişiklikle, tarhiyat öncesi uzlaşmanın kapsamında daraltmaya gidilmiştir. Daha önce, vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek “vergilerle kesilecek cezalarda” uzlaşma yapılabilirken, bundan böyle sadece “vergiler ile bunlara ilişkin kesilecek vergi ziyaı cezalarında” uzlaşma yapılabilecektir. Böylece, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları uzlaşma kapsamından çıkarılmıştır.

 

Yürütülen tarhiyat öncesi uzlaşmada, hukuken usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına dayanak teşkil eden vergi asılları, kısmen veya tamamen terkin edilebilecektir. Vergi asılları terkin edildiği halde, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında uzlaşmaya gidilememesi manidardır. Bunun arka planında, “vergi asıllarında terkin veya indirim yönünde zaten uzlaşma yapılamayacağı” önyargısı olsa gerek.

 

Değişiklik Hazine lehinedir.

 

  • Sanayiciler ve Bazı Araştırmacı Mükellefler, Yeni Makina ve Teçhizatlarını Daha Hızlı Amortismana Tabi Tutabileceklerdir.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 16- 213 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 30- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra, 17/4/1957 tarihli ve 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz mükelleflerce münhasıran imalat sanayiinde veya 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamında faaliyette bulunan mükelleflerce münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanılmak üzere, 2019 takvim yılı sonuna kadar iktisap edilen yeni makina ve teçhizat ile aynı tarihe kadar yatırım teşvik belgesi kapsamında iktisap edilen yeni makina ve teçhizat için uygulanacak amortisman oran ve süreleri, Maliye Bakanlığınca bu Kanunun 315 inci maddesine göre tespit ve ilan edilen faydalı ömür sürelerinin yarısı dikkate alınmak suretiyle hesaplanabilir. Bu şekilde yapılacak hesaplamada faydalı ömür süresinin küsuratlı çıkması halinde, çıkan rakam bir üst tam sayıya tamamlanmak suretiyle ilgili kıymetlere uygulanacak amortisman oran ve süreleri belirlenir. Bu şekilde belirlenen oran ve süreler izleyen yıllarda değiştirilemez. İmalat sanayiinde kullanılmak üzere iktisap edilen ve madde hükmünden yararlanılabilecek makina ve teçhizatı tespite Bakanlar Kurulu, uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

  • Açıklama:

 

Yapılan değişiklikle, bazı mükelleflerin, 2019 yılı sonuna kadar iktisap edecekleri yeni makina ve teçhizatta amortisman oran ve süreleri yarıya indirilmektedir.

 

Bu indirimden yararlanacak iktisadi kıymetler iki grupta toplanmıştır:

(1) 17.4.1957 tarihli ve 6948 sayılı Sanayi Sicil Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz mükelleflerin, münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere 2019 yılı sonuna kadar iktisap edecekleri yeni makina ve teçhizat;

(2) 26.6.2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, 28.2.2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve 3.7.2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamında faaliyette bulunan mükelleflerin, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanılmak üzere 2019 yılı sonuna kadar iktisap edecekleri yeni makina ve teçhizat.

Bunun yanı sıra maddede, 2019 yılı sonuna kadar yatırım teşvik belgesi kapsamında iktisap edilen yeni makina ve teçhizat da sayılmıştır. Bu şartın, sanayiciler için getirildiği düşünülmektedir. Kesin kanaatimiz, ancak çıkarılacak yeni V.U.K. Genel Tebliğini inceledikten sonra oluşabilecektir.

 

Değişiklik mükellef lehinedir.

 

Madde, 1.5.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K.’un 93(1)b maddesi.)

 

  1. Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler:

 

4.1. Minibüs, Otobüs Tanımları Değiştirilmiş; Motor Gücü Terimi Tanımlanmıştır.

 

4.1.1. Kanun Metni:

 

MADDE 17- 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “onbeş” ibaresi “onyedi” şeklinde,  (5) numaralı bendinde yer alan “onaltı” ibaresi “onsekiz” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“21- Motor gücü: Taşıtların elektrik motorlarını imal eden fabrikalarca uluslararası normlara göre tespit edilen ve kilovat (kW) olarak ifade olunan azami güçtür.

4.1.2. Açıklama:

 

Yapılan değişikliklerin ilki, minibüs ve otobüs tanımlarında oturma yeri sayısının değiştirilmesinden ibarettir. 1.1.2019 tarihinden itibaren 1-17 oturma yeri olan yolcu taşıma araçları minibüs; en az 18 oturma yeri olan araçlar ise otobüs olarak kabul edilecektir.

 

İkinci değişiklik, M.T.V.K.’unda elektrik motoru ile çalışan araçların motor gücü için farklı vergi miktarları belirlendiğinden, bu terim için bir tanım getirilmesinden ibarettir. Buna göre, “motor gücü: taşıtların elektrik motorlarını imal eden fabrikalarca uluslararası normlara göre tespit edilen ve kilovat (kW) olarak ifade olunan azami güçtür”.

 

Değişiklikler, tanımları belirginleştirme yönünde olduğundan, mükellef lehinedir.

 

Madde, 1.1.2019 günü yürürlüğe girecektir. (7103 sayılı Kanunun 93(1)e maddesi.)

 

4.2. Elektrikli Taşıt ve Motosikletlerin Vergilendirme Prensipleri Tespit Edilmiştir.

 

4.2.1. Kanun Metni:

 

MADDE 18- 197 sayılı Kanunun 5 inci maddesine birinci fıkrasında yer alan (I) sayılı tarifeden sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

 

“(I) sayılı tarifenin “1- Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri” başlıklı bölümünde yer alan ve sadece elektrik motoru olan taşıtlardan, motor gücü;

  1. a) 70 kW’ı geçmeyenler 1, 2, 3 satır numaralarında,
  2. b) 70 kW’ı geçen fakat 85 kW’ı geçmeyenler 4, 5, 6 satır numaralarında,
  3. c) 85 kW’ı geçen fakat 105 kW’ı geçmeyenler 7, 8 satır numaralarında,
  4. d) 105 kW’ı geçen fakat 120 kW’ı geçmeyenler 9, 10 satır numaralarında,
  5. e) 120 kW’ı geçen fakat 150 kW’ı geçmeyenler 11, 12 satır numaralarında,
  6. f) 150 kW’ı geçen fakat 180 kW’ı geçmeyenler 13, 14 satır numaralarında,
  7. g) 180 kW’ı geçen fakat 210 kW’ı geçmeyenler 15, 16 satır numaralarında,
  8. h) 210 kW’ı geçen fakat 240 kW’ı geçmeyenler 17, 18 satır numaralarında,

ı) 240 kW’ı geçenler 19, 20 satır numaralarında,

yer alan taşıt değerlerine ve yaşına isabet eden vergi tutarlarının %25’i oranında vergilendirilir.

(I) sayılı tarifenin “2- Motosikletler” başlıklı bölümünde yer alan ve sadece elektrik motoru olan taşıtlardan, motor gücü;

  1. a) 6 kW’ı geçen fakat 15 kW’ı geçmeyenler bu bölümün birinci satırında,
  2. b) 15 kW’ı geçen fakat 40 kW’ı geçmeyenler bu bölümün ikinci satırında,
  3. c) 40 kW’ı geçen fakat 60 kW’ı geçmeyenler bu bölümün üçüncü satırında,
  4. d) 60 kW’ı geçenler bu bölümün dördüncü satırında,

yaşları itibarıyla yer alan vergi tutarlarının %25’i oranında vergilendirilir.”

4.2.2. Açıklama:

 

Yapılan değişiklikle, sadece elektrik motoru olan taşıtlardan otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları v.b. ile motosikletlerin vergisi, diğer motorlu taşıtların %25’i olarak belirlenmiştir.

 

Değişiklik mükellef lehinedir.

 

Madde 1.1.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir. (7103 S.K.’un 93(1)e maddesi.)

 

4.3. Elektrikli Panelvan ve Motorlu Karavanlar ile Minibüs, Otobüs, Kamyonet, Kamyon, Çekici v.b. Taşıtların Vergilendirme Prensipleri Tespit Edilmiştir.

 

4.3.1. Kanun Metni:

 

MADDE 19- 197 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine birinci fıkrasında yer alan (II) sayılı tarifeden sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“(II) sayılı tarifenin “2) Panel van ve motorlu karavanlar (Motor Silindir hacmi)” başlıklı bölümünde yer alan ve sadece elektrik motoru olan taşıtlardan, motor gücü;

  1. a) 115 kW’ı geçmeyenler bu bölümün birinci satırında,
  2. b) 115 kW’ı geçenler bu bölümün ikinci satırında,

yaşları itibarıyla yer alan vergi tutarlarının %25’i oranında vergilendirilir.

(II) sayılı tarifedeki minibüs, otobüs, kamyonet, kamyon, çekici ve benzeri taşıtlardan sadece elektrik motoru olanlar, bu taşıtlara ilişkin tarifede yaşları itibarıyla yer alan vergi tutarlarının %25’i oranında vergilendirilir.”

4.3.2. Açıklama:

 

Değişiklikle, sadece elektrik motoru olan panelvan ve motorlu karavanlar ile minibüs, otobüs, kamyonet, kamyon, çekici v.b.nin %25 oranıda vergilendirileceği kaydedilmiştir.

 

Değişiklik mükellef lehinedir.

 

Madde 1.1.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir. (7103 S.K.’un 93(1)e maddesi.)

 

  • Vergilendirmeye Esas Kriterlere Motor Gücü İlave Edilmiştir.

 

  • Kanun Metni:

 

MADDE 20- 197 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “motor silindir hacmi,” ibaresinden sonra gelmek üzere “motor gücü,” ibaresi eklenmiştir.

  • Açıklama:

 

M.T.V.K.nun 11.maddesinde vergilendirmeye esas kriter olarak kabul edilen “motor silindir hacmi”ne, elektrikli motorları kavrayabilmek için “motor gücü” de ilave edilmiştir.

 

Değişiklik mükellef lehinedir.

 

Madde 1.1.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir. (7103 S.K.’un 93(1)e maddesi.)

 

  • Elektrikli Otomobil, Kaptıkaçtı, Arazi Taşıtı v.b.nin Vergilendirme Prensipleri Belirlenmiştir.

 

4.5.1.Kanun Metni:

 

MADDE 21- 197 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan (I/A) sayılı tarifeden sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(I/A) sayılı tarifede yer alan ve sadece elektrik motoru olan taşıtlardan, motor gücü;

  1. a) 70 kW’ı geçmeyenler birinci satırında,
  2. b) 70 kW’ı geçen fakat 85 kW’ı geçmeyenler ikinci satırında,
  3. c) 85 kW’ı geçen fakat 105 kW’ı geçmeyenler üçüncü satırında,
  4. d) 105 kW’ı geçen fakat 120 kW’ı geçmeyenler dördüncü satırında,
  5. e) 120 kW’ı geçen fakat 150 kW’ı geçmeyenler beşinci satırında,
  6. f) 150 kW’ı geçen fakat 180 kW’ı geçmeyenler altıncı satırında,
  7. g) 180 kW’ı geçen fakat 210 kW’ı geçmeyenler yedinci satırında,
  8. h) 210 kW’ı geçen fakat 240 kW’ı geçmeyenler sekizinci satırında,

ı) 240 kW’ı geçenler dokuzuncu satırında,

yaşları itibarıyla yer alan vergi tutarlarının %25’i oranında vergilendirilir.”

4.5.2. Açıklama:

 

Maddeye eklenen fıkra ile elektrikli otomobil,kaptıkaçtı,arazi taşıtı v.b.nin vergilendirme prensipleri belirlenmiş ve bunların kW gücüne göre eşiti olan taşıtların vergisinin %25’i kadar vergi vereceği kaydedilmiştir.

 

Mükellef lehinedir.

 

1.1.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir. (7103 S.K.’un 93(1)e maddesi.)

 

  1. Harçlar Kanununda Yapılan Değişiklik:

 

5.1. Kanuna, Arabuluculuk Harcı İlave Edilmiştir.

 

5.1.1. Kanun Metni:

 

MADDE 22- 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı Tarifenin “A) Mahkeme Harçları” başlıklı bölümünün “III- Karar ve ilam harcı” başlıklı alt bölümünün (2) numaralı fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“e) Açılmış davalarda uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi halinde, arabuluculuk son tutanağına dayalı olarak verilen kararlarda 35,90 TL”

5.1.2. Açıklama:

 

Uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi halinde, arabuluculuk son tutanağına dayalı olarak verilen kararlarda 35,90 TL harç alınacağı hükme bağlanmıştır.

 

Değişiklik Hazine lehinedir.

 

7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 günü söz konusu Harçlar Kanunu değişikliği de yürülüğe girmiştir.

 

  1. Katma Değer Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler:

 

6.1. Organize Sanayi Siteleri ile Küçük Sanayi Sitelerine Yapılan Bazı Teslim ve Hizmetler için Kısmi KDV İstisnası Getirilmiştir.

 

6.1.1. Kanun Metni:

 

MADDE 29- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“j) Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifaları,”

6.1.2: Açıklama:

 

Değişiklikle, mükelleflere tam KDV istisnası temin eden K.D.V.K.’nun 13. maddesinde, birinci fıkraya bir bent eklenmiştir.

 

Bu suretle:

(1) Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme tesisleri ile yol yapımına;

(2) Küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin,

Bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifaları KDV’den istisna edilmiştir.

 

Yapılan değişikliğin sonucu, sayısız yeni KDV iade taleplerine yol açılmasıdır. Ayrıca, bu tür tam KDV istisnalarının kolayca temin edildiğini gözleyen diğer menfaat gruplarının, tüm gücüyle kendilerine de benzeri kolaylığın gösterilmesini haklı olarak talep etmelerine kapı açılmış olmaktadır. Böylece, ülkemizde KDV, içinden çıkılmaz bir hale getirilmiş olmaktadır.

 

Değişiklik mükellef lehinedir.

 

Değişiklik, 1.4.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K.’un 93(1)a maddesi.)

 

6.2. Bazı Kantinlerin Kiraya Verilmesi İşlemi için Kısmi KDV İstisnası Getirilmiştir.

 

6.2.1. Kanun Metni:

 

MADDE 30- 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan “gayrimenkullerin kiralanması işlemleri” ibaresi “gayrimenkullerin kiralanması işlemleri, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda kantin olarak belirlenen alanların okul aile birlikleri tarafından kiraya verilmesi işlemleri” şeklinde değiştirilmiştir.

 

6.2.2. Açıklama:

 

Yapılan değişiklikle, K.D.V.K.’nun kısmi KDV istisnalarına ilişkin 17. maddesinin (4)d bendine “Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda kantin olarak belirlenen alanların okul aile birlikleri tarafından kiraya verilmesi işlemleri” de dahil edilmiştir.

 

Değişiklik mükellef lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

(7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

6.3. Sanayicilere ve Bazı Araştırmacılara Yeni Makina ve Teçhizat Teslimleri için Tam KDV İstisnası Getirilmiştir.

 

6.3.1. Kanun Metni:

 

MADDE 31- 3065 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 39- 17/4/1957 tarihli ve 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz katma değer vergisi mükelleflerine münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimleri ile 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimleri 31/12/2019 tarihine kadar katma değer vergisinden müstesnadır.

Bu kapsamda yapılan teslimler nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler, bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilir.

İstisna kapsamında alınan makina ve teçhizatın, teslim tarihini takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl içinde; imalat sanayii veya Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetleri dışında kullanılması veya elden çıkarılması hallerinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar.

İmalat sanayiinde kullanılmak üzere istisna kapsamında teslim edilecek makina ve teçhizatı belirlemeye Bakanlar Kurulu, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

6.3.2. Açıklama:

 

V.U.K.nun geçici 30. maddesi paralelinde olan bu maddeyle, sanayicilere münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimleri; Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimleri 31.12.2019 tarihine kadar tam KDV istisnasına tabi tutulmuştur.

 

Maddede sanayiciler, “6948 sayılı Kanuna göre sanayi sicil belgesi almış olanlar” şeklinde tanımlanmıştır. Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetinde bulunanlar da “4691, 5746 ve 6550 sayılı Kanunlar kapsamında faaliyette bulunanlar” olarak anlaşılacaktır.

 

Bu maddenin, V.U.K.nun geçici 30. maddesinden tek farkı, KDV istisnasından yararlanmak için yatırım teşvik belgesi alma zorunluluğunun getirilmemiş olmasıdır. Zaten, söz konusu maddeye ilişkin olarak yaptığımız açıklamalardan görüleceği üzere, YTB alma zorunluluğunun hangi mükellef grubuna ait olduğu maddeden anlaşılamamaktadır. Burada böyle bir ibare kullanılmadığı için, KDV istisnası risksiz uygulanabilecektir.

 

Değişiklik mükellef lehinedir.

 

Değişiklik 1.5.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K. 93(1)b maddesi.)

 

  1. 4691 Sayılı Kanunda Yapılan Değişiklik:

 

7.1. AR-GE Faaliyetlerinde Vergi İstisnası İçin Yeni Şartlar Getirilmiş; İstisnadan, Şartları Yerine Getirmeden Yararlanılması Halinde, Vergi Ziyaı Cezası Alınmayacağı Kaydedilmiştir.

 

7.1.1. Kanun Metni:

 

MADDE 51- 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “bu hakların ilgili mevzuat çerçevesinde tescil, kayıt veya bildirim şartına bağlamaya,” ibaresi “bu hakların, mahiyetlerine göre, AR-GE faaliyetleri neticesinde elde edilmesi ve ilgili mevzuat çerçevesinde tescil veya kayıt ettirilmesi ya da bildirilmesi şartına bağlamaya, istisnadan kazancın elde edildiği vergilendirme dönemine ilişkin beyannamelerin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar tescil veya kayıt için yetkili kuruma başvurulmuş olması kaydıyla bu kazançları doğuran işlemlerin gerçekleştirildiği vergilendirme döneminden başlayarak faydalandırmaya,”, “bu kapsamda uygulamaya” ibaresi “bu kapsamda tescil, kayıt veya bildirim şartının yerine getirilmesine ve uygulamaya” şeklinde değiştirilmiş, fıkranın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Belirlenen esaslar çerçevesinde tescil, kayıt veya bildirim şartının yerine getirilmemesi durumunda, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.”

7.1.2. Açıklama:

 

Yapılan değişiklikle, 4691 sayılı Kanunda öngörülen vergi istisnası bir takım yeni tescil, kayıt ve bildirim şartlarına bağlanmış, bu şartların yerine getirilmemesi durumunda, zamanında tahakkuk ettirilmeyen verginin, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.

 

Değişiklik Hazine lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

(7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

  1. Özel Tüketim Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler:

 

8.1. Kanun Ekinde Yer Alan Listeler Değiştirilmiştir.

 

8.1.1. Kanun Metni:

 

MADDE 56- 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun ekinde yer alan (I), (II), (III) ve (IV) sayılı listeler; ekli (1), (2), (3) ve (4) sayılı cetvellerde gösterildiği şekilde değiştirilmiştir.

8.1.2. Açıklama:

 

Kanun koyucu, Ö.T.V.K.’nun ekinde yer alan (I), (II), (III) ve (IV) sayılı listelerin, 7103 sayılı Kanuna ekli (1), (2), (3) ve (4) sayılı cetvellerde gösterildiği şekilde değiştirilmesini hükme bağlamıştır.

 

Hazine lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

(7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

8.2. Bir G.T.İ.P. Numarası Değiştirilmiş; Savunma Sanayii Müsteşarlığına Yapılan Teslimler de İstisna Kapsamına Alınmıştır.

 

8.2.1. Kanun Metni:

 

MADDE 57- 4760 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “9302.00” ibaresi “9302.00.00.00.00” şeklinde değiştirilmiş ve aynı bende “Millî İstihbarat Teşkilatı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Savunma Sanayii Müsteşarlığı,” ibaresi eklenmiştir.

8.2.2. Açıklama:

 

Diğer ÖTV istisnalarına ilişkin 7. maddenin birinci fıkrasının 4 numaralı bendinde yapılan değişiklikle, maddede kayıtlı ÖTV istisnasından yararlanabilen Milli Savunma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğüne Savunma Sanayi Müsteşarlığı da eklenmiştir. Bunun yanı sıra, maddede “9302.00” şeklinde kayıtlı olan eşyanın G.T.İ.P. numarası “9302.00.00.00.00” olarak değiştirilmiştir.

Değişiklik, Savunma Sanayi Müsteşarlığı lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

(7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

8.3. Bazı G.T.İ.P. Numaraları Değiştirilmiştir.

 

8.3.1. Kanun Metni:

 

MADDE 58- 4760 sayılı Kanunun 7/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “2710.19.41.00.11, 2710.19.41.00.13 ve 2710.19.45.00.12 G.T.İ.P. numaralı” ibaresi “2710.19.43.00.11 ve 2710.20.11.00.11 G.T.İ.P. numaralı” şeklinde değiştirilmiştir.

8.3.2. Açıklama:

 

Kamyon, çekici ve soğutucu ünitesine sahip yarı römorkların depolarına yalnızca yurtdışı çıkışlarında teslim edilebilecek ÖTV’den müstesna eşyanın G.T.İ.P. numaraları değiştirilmiştir.

 

Üç tür eşya yerine iki eşyanın alınması, ÖTV istisnasının kapsamının daraltıldığını göstermektedir. Dolayısıyla, mükellef aleyhinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

(7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

8.4. İhracata Ek Süre Tanınabilecektir.

 

8.4.1. Kanun Metni:

 

MADDE 59- 4760 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasına aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“İhracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebilir.”

8.4.2. Açıklama:

 

Kanunun 8. maddesinin 2 numaralı fıkrasında, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilememesi halinde, tecil edilen verginin, tecil edildiği tarihten itibaren A.A.T.U.H.K.’un 48.maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edileceği kayıtlıdır.

 

Fıkraya getirilen ilave paragraf ile sadece mücbir sebeplerle değil, aynı zamanda beklenmedik durumlar nedeniyle ihracatın üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebileceği hükme bağlanmıştır.

 

“Beklenmedik durumlar” teriminin ne anlama geldiği belli olmadığından, ihracat bu ek sürede de gerçekleştirilemezse, o zaman tecil edilen verginin gecikme zammı ile birlikte tahsil olunması gerekecektir.

 

Mücbir sebepler nedeniyle ek süre verilmesine rağmen ihracat gerçekleştirilemezse, tecil edilen verginin gecikme zammı yerine tecil faizi ile birlikte tahsilinin uygun olacağı düşünülmektedir.

 

Değişiklik mükellef lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

(7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

8.5. Bazı Malların İmalatçılarına ÖTV İadesi Getirilmiştir.

 

8.5.1. Kanun Metni:

 

MADDE 60- 4760 sayılı Kanuna 9 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 9/A maddesi eklenmiştir.

“MADDE 9/A – Bu Kanuna ekli (II) sayılı listenin 8701.20, 87.02, 87.03, 87.04, 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alan malların imalinde kullanılan (IV) sayılı listedeki malların alış faturaları ve benzeri belgeler üzerinde gösterilen ve beyan edilen özel tüketim vergisi, (II) sayılı listedeki malların imalatçısına iade edilir. Maliye Bakanlığı verginin iadesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

8.5.2. Açıklama:

 

Vergi indirimini düzenleyen Ö.T.V.K.’nun 9. maddesine göre, “Özel tüketim vergisine tabi malların, yer aldığı listedeki başka bir malın imalinde kullanılması halinde ödenen vergi, Maliye Bakanlığınca belirlenen esaslara göre ödenecek vergiden indirilir”.

 

7103 sayılı Kanunun 60.maddesiyle Ö.T.V.K.’na eklenen 9/A numaralı maddeyle bu kurala bir istisna getirilmekte ve “Ö.T.V.K.’na ekli (II) sayılı listede kayıtlı bazı malların imalinde kullanılan (IV) sayılı listedeki malların ÖTV’nin, (II) sayılı listedeki malların imalatçısına iade edileceği” hükme bağlanmaktadır. Böylece ilk defa, aynı listedeki malların yerine, başka bir listedeki malların kullanılması halinde de indirim -iade- mekanizmasına yer verilmiş olmaktadır.

 

Değişiklik mükellef lehinedir.

 

Madde 1.4.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K.’un 93(1)a maddesi.)

 

8.6. ÖTV Oran ve Matrahlarını Tespit Yetkisinde Bazı Değişiklikler Yapılmıştır.

 

8.6.1. Kanun Metni:

 

MADDE 61- 4760 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan “belirlenen oranları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve oranlara esas özel tüketim vergisi matrahlarının alt ve üst sınırlarını” ibaresi eklenmiş ve “mallar için özel tüketim vergisi matrahını esas alarak fiyat grupları oluşturmaya, bu fiyat grupları ve” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

8.6.2. Açıklama:

 

Bakanlar Kuruluna ÖTV artırımı ve indirimi için daha önce verilen gerçekten kompleks yetki, herhalde yetersiz kalmış olacak ki, bu kez Bakanlar Kuruluna hem ÖTV oranlarını hem de “(ÖTV) matrahların(ın) alt ve üst sınırlarını bir katına kadar artırma, sıfıra kadar indirme” yetkisi de tanınmıştır.

 

Bunun yanı sıra Ö.T.V.K.’unda yer alan, “(Bakanlar Kurulunun) 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan taşıtların “ÖTV matrahını esas alarak fiyat grupları oluşturma, bu fiyat grupları” …. itibariyla farklı oranlar belirleme” yetkisi kaldırılmıştır.

 

Hazine lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

(7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

8.7. Bazı G.T.İ.P. Numaraları Değiştirilmiştir.

 

8.7.1. Kanun Metni:

 

MADDE 62- 4760 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinde yer alan “2710.19.61.00.11, 2710.19.63.00.11, 2710.19.65.00.11 ve 2710.19.69.00.11 G.T.İ.P. numaralı” ibaresi “2710.19.62.00.10, 2710.19.62.00.11, 2710.19.64.00.10, 2710.19.64.00.11 ve 2710.19.68.00.11 G.T.İ.P. numaralı” şeklinde ve “2710.19.41.00.11, 2710.19.41.00.13 ve 2710.19.45.00.12 G.T.İ.P. numaralı” ibaresi “2710.19.43.00.11 ve 2710.20.11.00.11 G.T.İ.P. numaralı” şeklinde değiştirilmiştir.

8.7.2. Açıklama:

 

Ö.T.V.K.’nun geçici 5.maddesinde belirlenen ve elektrik üretiminde kullanılan ÖTV’den müstesna bazı malların G.T.İ.P. numaraları  değişmiştir.

 

Hazine menfaatinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

(7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

8.8. Hurda Araç Dolayısıyla ÖTV İndirimi Getirilmiştir.

 

8.8.1. Kanun Metni:

 

GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2019 tarihine kadar, 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listenin 8701.20, 87.02, 87.03, 87.04 G.T.İ.P. numaralarında yer alan, kayıt ve tescile tabi 16 ve daha büyük yaştaki araçların adına kayıtlı gerçek veya tüzel kişiler tarafından, ilgili mevzuat gereğince kayıt ve tescili silinerek, doğrudan veya ihracatçılar vasıtasıyla ihraç edilmesi ya da bir daha kullanılmamak üzere hurdaya çıkartılması halinde, her bir araç için aynı cins  (87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan araçlardan sadece motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçmeyen) yeni bir aracın ilk iktisabında tahakkuk eden özel tüketim vergisinin 10.000 Türk lirasını aşmamak üzere araçların cinsleri ve özelliklerine (motor silindir hacmi, sınıfı, özel tüketim vergisi oranına esas matrahı gibi) göre Bakanlar Kurulunca tespit edilecek kısmı, terkin edilir.

(2) Birinci fıkra kapsamında yeni aracın ilk iktisabında tahakkuk eden özel tüketim vergisinin, Bakanlar Kurulunca söz konusu araç için tespit edilen tutarın altında olması halinde özel tüketim vergisi tahsil edilmez, tahakkuk eden özel tüketim vergisini aşan tutar iade edilmez ve başka bir araç alımında kullanılmaz.

(3) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile kamu tüzel kişiliğini haiz diğer kurum ve kuruluşlar (meslekî kuruluşlar ve vakıf yükseköğretim kurumları hariç) bu madde hükümlerinden faydalanamaz.

(4) İhraç edilen veya hurdaya çıkartılan araçların yaşı, tescil işleminin yapıldığı yıl dikkate alınmaksızın, tescil belgesinde yazılı model yılında aracın bir yaşında olduğu kabul edilmek suretiyle tespit olunur.

(5) Bu madde kapsamında ihraç edilen aracın, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 168 inci, 169 uncu ve 170 inci maddelerinde belirtildiği şekilde geri gelmesi halinde, yeni aracın ilk iktisabında terkin edilen özel tüketim vergisi tutarı, terkin tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faizi ile birlikte ilk iktisapla ilgili işlemleri yapan vergi dairesine ödenmeden araç ithal edilemez.

(6) Bu madde hükümlerinden haksız olarak faydalanılması halinde, zamanında ödenmeyen özel tüketim vergisi faydalanandan, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.

(7) Bakanlar Kurulu, birinci fıkrada yer alan tutarı; sıfıra kadar indirmeye, aracın hurdaya çıkarılması veya ihraç edilmesi durumuna göre farklılaştırmaya, hurdaya ayrılacak veya ihraç edilecek araçların teslim edilmesi gereken yerleri veya kişileri ve bunlarda aranılacak nitelikleri belirlemeye yetkilidir.

(8) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Ekonomi Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir.

8.8.2. Açıklama:

 

Öncelikle belirtmemiz gerekir ki, yukarıda metnine aynen yer verdiğimiz “GEÇİCİ MADDE 1”, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa değil; fakat, incelediğimiz 7103 sayılı Kanuna aittir. 93. maddeye kadar madde numaraları teselsül ederek giden 7103 sayılı Kanun, araya bu madde sokulduğu için, bir anda teselsül kuralına aykırı hale gelmiştir. Oysa pekala, 7103 sayılı Kanunda ÖTV’nin düzenlendiği son madde olan 62. maddeden sonra bir 63. madde getirilebilir ve onun bünyesinde ÖTV Kanununa bir geçici madde eklenebilirdi.

 

Getirilen madde ile Ö.T.V.K.’na ekli (II) sayılı listenin 87.01.20, 87.02, 87.03 ve 87.04 G.T.İ.P. numaralarında kayıtlı taşıtları 16 yaşını geçen mükelleflere, ÖTV’siz veya ÖTV’si 10,000 TL’na kadar indirimli yeni araç alma şansı tanınmaktadır.

 

Mükellef lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

  1. Kurumlar Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklik:

 

9.1. Bölgesel Yönetim Merkezlerinin Vergi Muafiyeti ile Tasfiye Öncesi ve Sonrası Sorumlulukları Düzenleyen Hüküm Yürürlükten Kaldırılmıştır.

 

9.1.1. Kanun Metni:

 

MADDE 74- 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ö) bendi ve 17 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

9.1.2. Açıklama:

 

7103 sayılı Kanunun 74. maddesi ile K.V.K.nun iki hükmü yürürlükten kaldırılmıştır:

 

  • Öncelikle, K.V.K.nun muafiyetlere ilişkin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ö) bendi 1.1.2019 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu (ö) bendinde, bölgesel yönetim merkezlerinin kurumlar vergisi muafiyeti düzenlenmektedir. Bu muafiyet kaldırılmış olmakla beraber, 1.1.2019 tarihine kadar kurulmuş (veya kurulacak) merkezlerin vergi muafiyetleri 1.1.2022 tarihine kadar devam edecektir. (7103 S.K.’un 93(1)f maddesi.)

 

  • Tasfiye öncesi ve sonrası dönemlere ilişkin sorumluluk, yukarıda incelediğimiz 7103 sayılı Kanunun 9. maddesiyle V.U.K.nun 10. maddesinde düzenlendiğinden, mükerrerliğe yol açmamak üzere K.V.K.nun 17. maddesinin 9 numaralı fıkrası 27.3.2018 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır. (7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

Bölgesel yönetim merkezleri muafiyetinin yerini hangi muafiyetin aldığını bilemediğimizden, değişikliği Hazine lehine yorumluyoruz.

Tasfiye öncesi ve sonrası sorumluluğun iki ayrı vergi kanununda düzenlenmesi uygun olmadığından, yapılan düzenlemeyi lehte veya aleyhte değil; fakat teknik olarak uygun görüyoruz.

 

  1. Damga Vergisine İlişkin Değişiklikler:

 

10.1. EPİAŞ ve İştiraklerinin Düzenlediği Kağıtlara İstisna Getirilmiştir.

 

10.1.1. Kanun Metni:

 

MADDE 83– 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 11 inci maddesinin on birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(11) Bu Kanun kapsamında organize toptan elektrik piyasalarında ve bu maddenin sekizinci fıkrası kapsamında EPİAŞ’ın faaliyet alanına dahil edilen doğalgaz dahil diğer enerji piyasaları işlemleri ve emisyon ticareti hususunda EPİAŞ ve/veya iştirakleri bünyesinde yapılan işlemlere ilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır.”

1.1.2. Açıklama:

 

Damga Vergisi Kanununda, Enerji Piyasası A.Ş.nin ve iştiraklerinin, organize toptan elektrik piyasası işlemleri, doğalgaz dahil diğer enerji piyasası işlemleri ve emisyon ticareti konusunda yaptıkları işlemler için düzenlenen kağıtlara damga vergisi istisnası getirilmediğinden, büyük bir boşluk bulunmaktaydı.  EPİAŞ resmi daire hüviyetinde olmadığından, sorunu çözmek için damga vergisi istisnasından bahsedilememekteydi.

 

Değişiklik öncelikle EPİAŞ, daha sonra ilgili tüm mükelleflerin lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

 

 

10.2. Önlisans Sahibi Tüzel Kişilerin Kuracakları Elektrik Üretim Tesislerine İlişkin Olarak  Düzenlenen Kağıtlara İstisna Getirilmiştir.

 

10.2.1. Kanun Metni:

 

MADDE 85- 6446 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(5) Birinci fıkrada belirtilen tarihe kadar uygulanmak üzere, önlisans sahibi tüzel kişilerin, önlisansın geçerlilik süresi içerisinde bu önlisans kapsamında kuracağı üretim tesisleriyle ilgili yaptıkları işlemler harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır.”

10.2.2. Açıklama:

 

7103 sayılı Kanunun 85.maddesiyle 6446 sayılı Kanunun geçici 4.maddesine eklenen bir fıkrayla, önlisans sahibi tüzel kişilerin kuracağı elektrik üretim tesislerine ilişkin düzenlenen kağıtlar, 31.12.2015 tarihine kadar uygulanmak üzere, damga vergisinden istisna edilmiştir.

 

Mükellef lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

  1. Harçlara İlişkin Değişiklik:

 

11.1. Önlisans Sahibi Tüzel Kişilerin Kuracakları Elektrik Üretim Tesisleriyle İlgili Yaptıkları İşlemlere Harç İstisnası Getirilmiştir.

 

11.1.1. Kanun Metni:

 

MADDE 85- 6446 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(5) Birinci fıkrada belirtilen tarihe kadar uygulanmak üzere, önlisans sahibi tüzel kişilerin, önlisansın geçerlilik süresi içerisinde bu önlisans kapsamında kuracağı üretim tesisleriyle ilgili yaptıkları işlemler harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır.”

11.1.2. Açıklama:

 

7103 sayılı Kanunun 85.maddesiyle 6446 sayılı Kanunun geçici 4.maddesine eklenen bir fıkrayla, önlisans sahibi tüzel kişilerin kuracağı elektrik üretim tesisleriyle ilgili yaptıkları işlemler, 31.12.2015 tarihine kadar uygulanmak üzere, harçtan istisna edilmiştir.

 

Mükellef lehinedir.

 

Değişiklik, 7103 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 27.3.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (7103 S.K.’un 93(1)g maddesi.)

 

III- SONUÇ:

 

7103 Sayılı Kanunla mükellef lehine pek çok vergi kolaylıkları getirilmiş olmakla beraber, özellikle Vergi Usul Kanununda yapılan değişikliklerin hemen hemen tamamı Hazine lehinedir. Bu değişiklikler, yargı mercilerinde kaybedilmiş veya kaybedileceği kesin pek çok Maliye Bakanlığı uygulamasının üstünü örtmeye yöneliktir. Ayrıca, yukarıda açıkladığımız gibi, 7103 sayılı Kanun pek çok yönden kanun tekniğine ve vergi hukukuna aykırı hükümler taşımaktadır.

 

10 Mayıs 2018
327 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?
REHBER BAĞIMSIZ DENETİM VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK ANONİM ŞİRKETİ Kavaklıdere Vergi Dairesi - 7340055266